Açıkçası ben zamanı durdurmayı seçerdim. Çünkü yaptığım bir hatayı düzeltebilir ve sıkıştığımda zamanı durdurarak işin içinden kaçabilirim. Zaman yolculuğunu tercih etmem çünkü ya yaşanmış bir olayı göreceğim ki bu çok gereksiz, şu an geçmiş hakkında her şeye ulaşabiliyoruz, ya da geleceği göreceğim. Ben her şeyi yaşayarak görmek isterim.
Aslında zamanı durdurduğumuzda da yaptığımız hatayı düzeltebiliriz, zamanla geriye gittiğimizde de. Ancak geleceği görmek bence daha korkunç olabilir. Düşünsenize, nasıl öldüğünüzü bilmek çok korkutucu! Neyse, bence her iki seçeneğin de kötü yanları var. Ben hiçbir özel güce sahip olmak istemem çünkü düşünün, zihin okuyabiliyorsunuz ve insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü hemen anlayabiliyorsunuz. Bu ilk başta kulağa güzel gelse de, bunu yaşayarak öğrenmek daha güzel değil mi?
Aslında anlatmak istediğim şey şu: Hayatı ağlayarak, yanlış yaparak ve kızarak öğrenmeliyiz. Hiçbir zaman hayatın mükemmel olmasını istemem. Hayatı yanlış yaparak öğrenmeliyiz çünkü aksi takdirde hayatın amacı ve eğlencesi kalmaz.