Ben, Pablo Picasso’nun görüşüne katılıyorum; gerçekten de eğitim, insanın yaratıcılığını kısıtlayabilir. Ancak aynı zamanda Lev Tolstoy’un düşüncelerine de katılıyorum. Çünkü eğitim, bireyin toplumsal sorumluluklarını geliştirmesine yardımcı olur.
Aslında her iki düşünürün de haklı ve eksik yönleri var. Eğitim, bir yandan insanın yaratıcı ve özgün düşüncelerini sınırlayabilir, kendi tasarımlarını geliştirme alanını daraltabilir. Öte yandan, Tolstoy’un ifade ettiği gibi, eğitim sayesinde birey, toplumsal düzeni anlamayı ve bu düzende sorumluluk almayı öğrenir.
Bu durumu şöyle özetleyebiliriz: Eğitim, hem bize çok değerli bilgiler ve beceriler kazandırır hem de bazen inandığımız düşüncelerimizi sorgulamamıza ya da değiştirmemize neden olabilir. Bir anlamda, eğitim hem sınırlar hem de şekillendirir. Bu çelişki, eğitimin gücünü ve etkisini anlamamızı sağlar.