Nil, Elif ve Küçük Tavşan Pofuduk

Ben Elif . En iyi arkadaşım Nil ile bir maceraya atlayacağız bugün. Yakınlarda bir orman var çok tehlikeli olduğu için herkes oradan korkuyor ama bence çok tatlı bir orman. O ormana şimdi gidiyoruz.

O ormana doğru yürüyoruz. Büyük ağaçların yanından geçip küçük yollardan giderken karşımıza minim bir tavşan çıktı. Tavşan bizden havuç istermiş gibi vik vik konuşuyordu. Onu sevmeye çalıştım ama elimi ısırdı. Ona kızgındım ama daha bebekti. Ondan dolayı canını yakabilirim diye sadece yanıma aldım. Cebime koydum. Nil bir tane havuç bulmuştu ben tavşanı cebime koyarken. Tavşan çok acıktığı için ona havucu verdik. Birlikte yolumuza devam ettik. Tavşan üşüyordu galiba o sırada biz tavşana bir ad bulduk. İsmi pofuduk oldu. Yolumuza devam ettik ve sonunda ormanın içine girdik. Ormanın içinde rengarenk çiçeklerden yedi tane bulduk. Çiçekleri annelerimize götürmek için topladık. Bu seferde ben 2 tane havuç buldum. Nil iyi ki yanında şeker getirmiş. Çok acıkmıştık biz şekerleri yerken Pofuduk’a havucu verdik Sonra yürümeye devam ederken çimenliklerin arasında bir kişi vardı. Onun yanına gittik ve ismini sorduk. İsmi Fatma imiş. Fatma’yı da alıp yola devam ettik Fatma üç yaşındaymış ve yolunu kaybetmiş. Bizim oturduğumuz binada oturuyormuş. Biz ona yardım edebileceğimizi söyledik. Fatma tavşanın sesini duyunca onu istedi ama biz izin vermedik. Çünkü onu sıkabileceğini düşündük.

Artık eve doğru yürümeye başladık. Annelerimiz bizim bu planı yaptığımızı biliyordu. Bu yüzden ormanın yollarını öğretmişlerdi. Annelerimiz ormanın kapısında bizi bekliyordu. Onlar bize şeker, cips, pasta gibi dünyadaki bütün yiyecekleri yapmış ve almışlardı. Biz çok mutlu olduk. Fatma’nın annesi de Fatma’yı görünce çok sevinmişti. Bize çok teşekkür etti. Nil atıştırmalıkları görünce çok sevinmişti. Hatta havalara uçmuştu.

Yazan Elif Sözen

(Visited 4 times, 1 visits today)