Günlerden 2 Şubat 2035 ti marsta arkadaşlarım Mert, Utku ve Keremle birlikteydik. Bir Miktar insan koloniler halinde marsta yaşamaya başlamıştı onlara bizde dahildik. Marsta yaşamak o kadarda kolay değildi tabi bazen su sıkıntısı yemek sıkıntısı çekiyorduk ama onlardan çok daha büyük bir problem vardı. Onu da bugün yaşadığım bir olay olarak anlatacağım.
Bir gün Mert ben Utku ve Kerem marsta biraz gezmeye karar verdik. Utku önden Kerem arkadan Mert ve ben de ortalarındaydık. İlerlemeye başlamıştık bir sürü değişik yer yüzü şekilleri gördük bazıları çok güzel duruyordu birkaç dakika durup onları izledik ilerlemeye devam ettik birkaç şeyler daha gördük yıl 2035 olduğu için mars tabi ki de baya gelişmişti farklı kolonilerde vardı basıları bizimkinden daha gelişmiş duruyordu ilerlemeye devam ettik artık marsta değişik yaratıklar da keşfedilmişti ama hepsi zararsızdı ve bizde onlardan bir tanesine rastlamıştık ahtapota benzeyip ama ahtapottan daha az kolu olan mavimsi bir yaratıktı sanki bir köpek gibi kendini sevdirmek istiyordu bizde sırayla onu sevdik hatta o kadar tatlı bulduk ki yanımızda geri getirmek için yanımıza aldık yaratık da bunu anlamıştı ve çok mutlu olmuştu hatta ona bir ad koyduk “maviş” maviş de bizi takip ediyordu ve yolumuza devam ettik bir süre sonra dönmeye karar verdik hava marsta kararıyordu ama arkamızı döndüğümüzde kerem ortalıkta yoktu korktuk acaba arkada mı kalmıştı yoksa bir şey mi olmuştu sonra bizimkilere bir baktım birde ne göreyim utku bayılmıştı çok korkmuştuk Mertle hemen yardıma koştuk birde baktık ki oksijeni çok az seviyeye düşmüş ve bayılmış hemen geri dönmemiz lazımdı bizimde oksijenimiz azalıyordu Mert utkuyu taşıyordu ve geriye doğru koşuyorduk artık enerjimizi çok harcıyorduk çok yorulmuştuk sonra birde yolun üstünde yatan Keremi bulduk ona doğru koştuk sonra bir baktık onunda oksijeni çok az seviyedeydi Keremi de ben aldım sonra koşmaya başladık çok yorulmuştuk ama devam etmeliydik arkadaşlarımızın hayatları için devam etmeliydik bir süre daha geçtikten sonra uzakta kolonimizin kaldığı yeri gördük mutlu olmuştuk ama bir anda bizim de kaskımızda oksijen kritik seviyede uyarısı geldi o yüzden Mert ve ben yarın yokmuş gibi koştuk Maviş de arkamızdan koşuyordu en sonunda koloniye varmıştık kolonimiz dev gibi bir baloncuk gibi bir şeyin içinde bir şehirdi içerisinde oksijen vardı. Bizde bayılmak üzereydik kasklarımızı açtık ve Utku ve Kereminde kaskını açıp hastaneye acile götürdük ondan sonra onları bıraktık bir saat sonra ikisi de hastaneden çıkmışlardı eve gitmiştik yolda bu konuyu konuşuyorduk ve sonra herkes yorgunluktan yatağa geçti. Yani sonuç olarak marsta en büyük sıkıntı oksijen sıkıntısıydı.

Marsta Yaşam
(Visited 4 times, 1 visits today)