8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak tüm dünya da kutlanıyor. Benim hayatımdaki en ünlü kadın annem. Benim annem olduğu için onun gününü kutluyorum. Her gün onun kokusu ile uyanmak, beni sevdiğini bilmek bana yetiyor. Türkiye’de yaşamış, hizmet etmiş, iz bırakmış kadınlarımızı araştırdım. Çok etkilendim. Paylaşmak istedim.
Safiye Ali, Osmanlı İmparatorluğunun ilk kadın doktoruydu. Kadınlar Osmanlı İmparatorluğunda tıp fakültelerine alınmadığı için eğitimini Almanya’da tamamladı. Bir doktor olarak İstanbul’a döndüğünde, erkek meslektaşlarından gördüğü kötü muameleye rağmen mücadelesine devam etti. Kız öğrencilere verdiği derslerle de tıp eğitimi veren ilk kadın oldu.
Leyla Gencer Türkiye Cumhuriyetinin yetiştirdiği en önemli ve dünya çapında tanınan sanatçılardan biridir. Hem seçkin opera sahneleriyle hem de resitalleriyle Batı ülkelerinde “La Diva Turca”, “La Gencer”, “La Regina” olarak ün kazandı. Gencer birçok Batı ülkesinde sanatını dinletti. Devlet sanatçısı oldu.
Dublaj sanatçısı olarak bilinen Adalet Cimcoz aynı zamanda çevirmen, yazar ve eleştirmendi. Türkan Şoray’dan Fatma Girik’e kadar birçok sanatçının seslendirmesini yaptı. Türkiye’nin ilk özel sanat galerisi Maya’yı kurdu.
Prof. Dr. Asuman Baytop İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Eczacılık okulunu bitirdi. Türkiye’nin ilk kadın botanik eczacılarından olan Baytop‘un keşfettiği bitki türüne adı verildi.
Nesrin Olgun yüzmeye çok küçük yaşlarda başladı. 16 yaşına kadar kısa mesafe yüzme yarışlarında 100’e yakın madalya ve kupa kazanarak sayısız başarı elde etti. Asıl maraton yüzmeye ise 17 yaşında başlayan Aslan, ayrıca tramplenden atlamada Türkiye şampiyonu oldu. Nesrin Olgun Aslan’ın hafızamıza kazımamızın sebebi ise, İngiltere’den Fransa’ya Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk Türk kızı unvanını alması.
Afife Jale Müslüman kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde zoru başardı ve Emel rolü ile ilk kez sahneye çıktı. Yaptığı iş yüzünden defalarca polis tarafından aranan Jale, başlarda kaçmayı başarsa da, sonunda yakalandı. Hakkındaki suçlama, ‘devletine, dinine, milletine karşı çıkmaktı. Toplumdan dışlanan ve yalnız yaşamak zorunda kalan Afife Jale, 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk kadınının sahneye çıkma yasağını kaldırmasıyla tekrar oyunculuk yapmaya başladı.