Bugün, denizle ormanın birleştiği harika bir bölgede bir günümü geçirmek üzere yola çıkıyorum. Yol biraz uzun olacağı için valizime ek olarak bir de sırt çantası alıyorum yanıma. Bu çantaya ihtiyacım olabilecek her şeyi koydum; örneğin içecek, bisküvi, su ve çubuk kraker. Bunları uçağa binerken bagaja koymayacağım çünkü her an ihtiyacım olabilir. Tam olarak kendimi hazır hissettiğimde uçağa bindim. Biner binmez, hayalimdeki bir güne daha da yaklaştığımı hissetmeye başlayınca çok heyecanlandım.
İki saat sonra pencereden dışarıya baktığımda etrafın ne kadar güzel olduğundan yaklaştığımızı anlamıştım. Hemen ardından pilotumuz, birazdan ineceğimizi söyleyince heyecanım kat kat arttı. Ve işte gelmiştik; artık hemen beni karşılayan bir araca bindim ve yaklaşık bir saat sürecek yolculuğumuz başladı. Şehrin dışına çıkmak o kadar da kolay olmuyormuş demek ki diye düşündüm içimden. Ben bunları düşünürken zamanın bu kadar hızlı geçtiğini anlamadan gelmişiz bile.
Arabadan ilk indiğimde tatil köyünün fotoğraflarından bile daha güzel olduğunu anlamam birkaç saniyemi aldı. Nutkum tutulmuştu, uzun zamandır planladığım bir yerdeydim. Her şeyden önemlisi, böyle müthiş bir doğada bir gün geçirecektim; daha ne isteyebilirdim ki? Odama geçtiğimde hemen üstümü değiştirip denize girdim. Deniz o kadar temizdi ki, yüzerken ayağımın altından geçen balıkları görmek çok hoşuma gitmişti. Ama maalesef ki öğlen güneşi tenimi çok yaktığı için denizden beklediğimden kısa sürede çıkmak zorunda kalmıştım. Aslında bunun sayesinde öğlen yemeği yemeye zamanımın az kaldığını fark ettim. Hemen üstümü değiştirip bölgenin yöresel yemeklerini yemek için restorana gittim. Yemekler çok güzeldi ama hemen yemeğimi yiyip kalkmam lazımdı çünkü birazdan yunusların buradaki denizden geçeceği haberini almıştım. Çok heyecanlıydım, hayatımda ilk defa yunus görecektim, o yüzden koşa koşa denize gittim.
Denize geldiğimde tam zamanında geldiğimi fark edip rahatlamış, kendimi yunusları izlemeye kaptırmıştım. Yunuslar denizi geçince hava kararmıştı. Ben de akşam yemeğine gidecektim ama çok tok olduğumu fark edip ve günün yorgunluğunu üzerimden atmak için en iyi yolun uyumak olduğunu düşündüm. Oteldeki odam yerine sahildeki şezlongda deniz seslerini dinleyerek uyumayı tercih ettim.